Atila Doğan

 Ana sayfa > Haberler > Atila Doğan

01 Nisan 2016

Hazırlamış olduğum soy ağacı ile ilgili bir açıklamayı zorunlu gördüm. İnsanlık tarihi

boyunca düşünen birçok insan yaşamını ve kendini anlamlandırabilmek adına geçmişini ve

atalarını araştırabilmek onlarla bir bağ kurmak ister. Bu son derece doğal olduğu gibi bence

gereklidir de. Şeyh Edebali geçmişini bilmeyenin geleceği de olmaz der. Ancak şahsen

insanların birbirinden üstün olmadığına, üstünlüğün sadece gayret, güzel ahlak, temiz inanç,

nezaket, ailesine ve toplumuna fayda ile mümkün olabileceğine inananlardanım. Dinimizde

bunun anlamı da takvadır. Nitekim kutsal kitabımızda “birbirinizi tanıyasınız diye kavimler

ve kabileler halinde yaratıldınız” buyurulur. Küçük bir çocukken değerli büyük amcam cennet

mekan Hacı Ziyabi Hocanın beni dizinin dibine oturtup “bir Çeçen yedi dedesinin adını

bilmezse temiz Çeçen sayılmaz, bu isimleri unutma sülale adımız ve geldiğimiz köyün adı da

budur” diyerek ezberlettiği isimleri not aldım ve hafızama nakşettim. Bir ömürdür bu isimleri

saklıyorum. Sonradan bu bilgiler doğru olabilir mi diyerek Ankara Nüfus ve Vatandaşlık

İşleri Genel Müdürlüğünden aldığım nüfus kayıtları üzerinde çalıştım. Bu kayıtlar,

Osmanlıdan beri tutulan ve Osmanlıcadan günümüz Türkçesine çevrilen kayıtlardır. Çok az

kişinin bildiği bir husus daha var şu an muhtarlıkta muhafaza edilen köy defteri vardır. Bu

defter de tüm köyün kayıtları vardır. Bu defterleri önce muhtarımız merhum İsmet Şık ve

şimdiki muhtarımız Müslüm Yaldız dan alarak iki kez inceledim, fotoğrafladım. Rahmetli

Hacı Rızvan Yaldız, babam Merhum Hayrettin Doğan, İzzet Yaldız ve Ömer Şahin

büyüklerimden de hatırladıkları kadar teyit etmeye çalıştım. Dört yıllık üniversite eğitimi

arkasından yüksek lisans (master) eğitimi ve bu eğitim sırasında almış olduğum metodoloji

(yöntembilim) dersi ve 22 yıllık mesleki deneyimim bu yolları izlemeyi gerektirmekteydi.

Bahsi geçen kayıtlarla ilgili bir kısa bir parantez açalım, bu nüfus kayıtları tabii ki Türkiye'ye

Kafkasya dan gelen ve burada yaşayıp vefat edenlere aittir. Daha öncesi bilinmediği için

sadece kulaktan duyulan ata adları yazılmıştır. Örneğin Türkiye’ye kardeşleriyle göç eden

Hacı Hamza Şahin kendi hanesinde 1 no dur. Ancak baba adı Noğay yazar. Köy defterinde de

baba ismi aynıdır ve ayrıca hane başında da Noğay mirza oğulları diye geçer. Yine

Yaldız’ların büyük dedesi Habil Yaldız da aynı şekildedir. Bilmediğimiz bir husus kardeş

oldukları kayıtlardan anlaşılan baba adı ve sülale adı aynı olan kardeşlerin Türkçe

soyadlarının neden farklı olduğudur. Benim tahminim Türkiye’de çoğu yerde yapıldığı gibi

kendilerine sorulmadan bu insanlara nüfus memurunun keyfi uygulaması ile ayrı soyadı

verildiğidir. Ayrıca soyadı ve TC no ile ilgili kanunlar sonradan çıkmıştır. Bu nedenle bu

soyadları ve TC kimlik no.ları da geriye doğru sonradan verilmiştir. Nüfus sistemimizde hane

esas olduğu için kim hangi hane de yer alıyorsa o haneye aynı soyadı verilmiştir. Örneğin

Arslan Mirza, Coşkuner ve Yılmaz ailelerinin de ortak atası olmasına rağmen hepsi ayrı bir

hanede yazıldığından ve o hane şimdiki Doğan ailesinin hanesi olduğundan sonradan Nüfus

tarafından Doğan soy adı verilmiştir. Bu konuda tereddütü olanlara özelden bilgi verebilirim.

Sonuç itibarıyla bu çalışma insan eliyle yapılmıştır. Hata olabilir, düzeltme imkanı; çalışan,

gayret gösteren ve emeğe saygı duyan herkese, her zaman açıktır. Bunun amacı akrabalığı,

kardeşliği, yakınlığı pekiştirmektir. Üstünlük gayreti hiç değildir. Nihayetinde biz kraliyet

ailesi değiliz. Bırakalım köyümüzü, Türkiye de kimse de değil. Bu konuda bir çalışmam

olduğundan çok önceleri bahsettiğim önceki dernek yöneticimiz emektar ve gayretkeş Erdal

Aslan ağabeye bu konuyu aktardığımda, o dönem kendisinin de benzer bir çalışması olduğunu

web sayfamıza koymak istediğini yanlış anlaşılacağından çekindiğinden koyamadığını birlikte

olursa faydalı olacağını belirtmişti. Ancak ne yazık ki, benim çalışmamın tamamlanması

bugüne kısmet olmuştur. Benzer çalışmalar yapıldığı ve web sayfamıza konulduğu takdirde

köylümüzün akrabasını, köyünü daha iyi tanıyacağı, samimiyetin daha da pekişeceği

kanaatindeyim. Bu vesileyle tüm köylümüze selam ve saygılarımı iletiyor, çalışan, üreten, alın

teri döken toplumu, ailesi için uğraşan herkese kolaylıklar diliyorum. Gayret bizden, takdir

Allah’tan..